Sen Geldin, Biz Olduk

– Yarkut Sayın

Ben hep tektim…
Yollarım sessiz, içim kendine saklıydı.
Konuşmayan bir yalnızlık gibi dururdu hayat,
kimse bilmezdi gecelerimi neyin üşüttüğünü.
Bir yanım hep eksik, hep tamamlanmayı beklerdi.

Sonra sen geldin…
Hiçbir şeyi zorlamadan,
benim bile söyleyemediğim duygulara adınla dokundun.
Güneş gibi açtın kapalı pencerelerimi;
bugünümde umut oldun,
yarınımda cesaret.

Kalbim, ilk kez iki kişilik bir yola dönüştü.
Dünya genişledi bir anda,
sanki bana dar gelen hayat
seninle yerini buldu.

Zaman aktı…
Adımlarımız aynı ritimde büyüdü,
konuşmalarımızdan bir yuva kuruldu içimizde.
Sonra küçük kahkahalar eklendi hikâyemize—
adımlarımızdan hızlı koşan,
gülüşleriyle evi ışık yapan o minik mucizeler…

Şimdi akşamları en çok seviyorum:
Senin sesin mutfağa karışıyor,
çocukların kahkahası odalara yayılıyor,
ben izlerken kalbim sessizce “iyi ki” diyor.

Bir ömür tek kişilik sandığım hayat,
sen geldin…
biz olduk
ve biz, en güzel halimize dönüştük.

Yaşam


Hayat bazen geçmişi anmaktır,
bazen geleceği hayal etmektir.
Bazen de sadece “an”dır.

— Yarkut Sayın

Yaşamın Sessizliği

“Yaşam,
bir nefeslik sessizlikle
bin yıllık yankıyı aynı anda taşır.”

Kimi zaman yaşam, en büyük anlamını sessizlikte saklar. Bir nefeslik duruş bile bin yıllık yankıyı içinde taşır.

— Yarkut Sayın

Sabırla Büyüyen Umut

Toprak bile sabreder bahara,
Ne fırtına ne don kalır ardında.
Umut, kuruyan dalda değil,
Gövdesine sessizce dönen can’dadır.

Yarkut Sayın

Kökte Bekleyen Umut

Rüzgâr yıkar dalı,
kırar bazen…
Ama umut hep kökte bekler
yeniden yeşermek için.

Bazı kırılışlar, yalnızca dıştan görünür.
Oysa içimizde, derinlerde…
Kökler hâlâ hayattadır.
Ve umut, yeniden filiz vermek için sadece biraz zaman bekler.

Yarkut Sayın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑