— Yarkut Sayın
İnsan, birini kaybettiğinde ya da birine uzun süre ulaşamadığında
kelimelerle arasına mesafe koyar.
Çünkü bazı duygular anlatılmak için değil,
taşınmak için vardır.
Böyle zamanlarda hayat daha sessiz akar.
Günler birbirine benzer,
sorular cevapsız kalır.
İnsan güçlü görünmeye çalışmaz;
sadece ayakta kalmayı öğrenir.
İçte dolaşan bir eksiklik hissi vardır.
Ne tam bir hüzün,
ne de açık bir umut…
Daha çok, alışmaya çalışılan bir boşluk.
Bu hâl bir zaaf değildir.
Aksine, insanın kendini koruma biçimidir.
Ruh, yükünü hafifletmek için
bilinçli bir şekilde yavaşlar.
Çare her zaman büyük sözlerde bulunmaz.
Bazen çare,
zamana alan açmaktır.
Bazen susmak,
bazen aynı yere bakarak düşünmektir.
Ve zamanla, fark edilmeden,
insan yeniden nefes almaya başlar.
Acı kaybolmaz belki,
ama taşınabilir hâle gelir.
Hayat, her şeye rağmen devam eder.
İnsan da…
kendi ritmini bulana kadar.
